AGOS Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink 3 yıl önce çalıştığı
gazetenin kapısının önünde vurularak öldürülmüştü.
Ocak Ayı öldürülen gazeteciler günü olarak biliniyor. Ocak
Ayı aralarında Hrant Dink, Uğur Mumcu, Metin Göktepe’nin de olduğu gazeteci
ölümleri kamuoyunda büyük bir vicdani tepkiyle karşılaştı.Hrant Dink’in
öldürülmesinin ardından 3 yıl geçti . Dink ailesi avukatları Fethiye Çetin ve
Deniz Tuna, cinayetin üçüncü yıldönümünde bir değerlendirme raporu
hazırladı.Radikal Gazetesinin internette yer alan haberine göre bu
değerlendirme raporunda şunlara yer verilmekte: ‘Arpa boyu yol alınamadı’
“Bu üç yılın sonunda cinayetin gerçek faillerinin ortaya çıkarılması yönünde
kayda değer bir gelişme olmamakla birlikte, cinayetin işlenmesine zemin
hazırlayan süreç ve üç yılda yaşanan gelişmeler bir bütün olarak ele
alındığında failin kim ya da kimler olduğu konusunda ciddi emareler var.
İçinden geçtiğimiz süreçte, birtakım soruşturmalar ve yargılamalarla ortaya
çıkan psikolojik savaş harekâtları, eylem planları; ‘sonuna kadar gidilecek’
açıklamalarına, yüzlerce sayfalık raporlara rağmen cinayetin çözülmeyişi
Dink’in neden öldürüldüğü sorusunu bir kez daha sormayı ve yanıtlamayı
gerektiriyor.”
Raporda şu saptamalara yer verildi:
* Sanıkların, cinayeti işleyen büyük ve profesyonel örgütlenmenin bir bölümünü
oluşturduğu yönündeki iddiamızın varsayımdan ibaret olmadığı her geçen gün
doğrulanıyor.
* Delillerin toplanması, bütünü temsil etme ihtimali olan parçaların
birleştirilmesi, örgütü deşifre edecek ipuçlarının değerlendirilmesi, etkin ve
etkili soruşturma için zorunludur.
* İşte bunun için, cinayetin tetikçileri ile hazırlık sürecinde onu açık hedef
haline getirenlerin; onu toplumda yalnızlaştıranların; planın medyadaki
ayaklarının, yargı mensuplarının bu kampanyada durdukları yerin, görevlerini
yapmayarak cinayeti kolaylaştıranların birlikte ele alınıp değerlendirilmesi,
eylemdeki rollerinin ve örgütle ilişkilerinin araştırılması gerekir.
* Ortaya çıkan deliller ışığında, cinayete giden yoldaki taşların, Dink’i açık
hedef konumuna getirenler ile önlemekle görevli güvenlik güçleri tarafından
döşendiği, tetikçi sanıkların da bu yolda ilerlemek suretiyle Dink’i
katlettiklerini söylemek hiç de yanlış ve abartılmış bir ifade olmayacaktır.
* Cinayete ilişkin dava ve soruşturmaların tek elden yürütülmesi gerektiğini,
parçalara ayrılarak bütünlüğünden koparılan dava ve soruşturmalarla maddi
gerçeğe ulaşmanın imkânsızlığını dile getirdik. Birleştirme talepleri her
seferinde reddedildi. Bu amaçla, Trabzon Emniyet, Trabzon Jandarma ve İstanbul
Emniyeti hakkında yaptığımız suç duyuruları ile ilgili görevsizlik kararları
verildi ve görevli yerlere gönderilen soruşturmalar takipsizlikle sonuçlandı.
Bu gelişmeler ışığında; açıkça ve net olarak varılan sonuç şudur: Bugüne kadar
izlenen yöntemle bu cinayet aydınlatılamaz.
* Genelkurmay’dan yargısal makamlara, hükümetten güvenlik birimlerine, medyadan
paramiliter güçlere, tüm resmi/siyasi aktörlerin Dink’in öldürülmesinde,
cinayetin önlenmemesinde, gerçek faillerin ortaya çıkarılmamasında sorumluluğu
vardır.
Bugün Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde saat 13:30’da
Bir Hrant Dink Anması, İzmir Konak’ta saat 17:30’da da BİR Harnt Dink Anması
yapılacak.Konak’taki etkinliği “Dur De” girişimi yapacak.